Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 13 Eylül 2009 - 10:41

95 yıldır sigara içen "Langley" | Sağlık Vizyon
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 27 Ağustos 2009 - 15:21
Refik Saydam Hıfzıssaha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa EREK, eğer bir H1N1 virüsü mutasyon geçirmezse, domuz gribi aşısının etkili olabileceğini söyledi.
Kaynak: Sağlık Vizyon – ” www.saglikvizyon.wordpress.com ” -
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 27 Ağustos 2009 - 15:14
Uzmanlar, çocukların denizde ya da havuzda yüzerken yalnız başına bırakılmaması gerektiğini, son yıllarda çocuk boğulmalarının dikkat çektiğini belirttiler.
Kaynak: Sağlık Vizyon – ” www.saglikvizyon.wordpress.com ” -
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 27 Ağustos 2009 - 15:12
Akdeniz Ünversitesi Hastanesi’nde idrar kaçıran çocukların tedavilerinin yapıldığı “Enürezis Polikliniği” açıldı. Doç. Dr. Sema Akman kliniğin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyledi.
Kaynak: Sağlık Vizyon – ” www.saglikvizyon.wordpress.com ” -
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:53
Diş Çürümesi ve Zararları
Sağlıklı bir hayat için diş sağlığı çok önemli bir etken.
_________________________
Diş çürümesinin zararı yalnız dişlere dokunmaz. Çürüklerin ve diş apselerinin barındırdığı mikrcp odaklorı birçok hastalıkların kayncğını teşkil edebilir. Fokal enfeksiyon odakları denilen mikrop yuvalarının vorlığı (çürük diş, bademcik iltihabı vb.) romatizmal hastalıkların, kalp romatizmasının nedeni olarak sayılmaktadır.Zamanla kaybedilen dişlerin yerine sağlık ve estetik acıdan gerekli yapay dişlerin takılması, diş protezlerinin yapılmasa diş doktorlarının başlıca görevleri arasına girmiş bulunmaktadır.
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:50
Diş Bakımı ve alışkanlığı nasıl kazandırılır?
Diş bakımı alışkanlığı küçük yaşta edinilir. Çözümü kolaydır.
___________________________
Ağız temizliği ve diş bakımı küçük yaşta edinilecek alışkanlıkla kolay çözülebilecek bir sağlık sorunudur.
Dişlerin çürümesine yol açacak şekerli yiyeceklerden kaçınmak, mevcut bakterilerin cinsini ve sayısını azaltmak için bunların üreyebileceği girinti ve çıkıntıları temiz tutmak, ağız dokularının sağlıklı kalmasını temin etmek gereklidir.
Ağızdaki dolgu, kron, protez kenarları, kroşeler, protez plakları arada kontrol ettirilmelidir. Dişlerin dizisi ne kador sıkışık ve düzensizse o nisbette bakım gerektirir. Ağız ve diş bakımını sağlayacak temizlik araçları arasında diş fırçası, ipek ipliği, karbcn asidi ve oksijenle işleyen temizleme aletleri, spray ve nihcyet su, diş tozu, diş patı ve ağız suları sayılabilir.
Dişlerin fırçalanması ilk olarak ağızda meydana gelen fena kokuyu (halitosis) gidermeye, dişter arasında sıkışıp kalan artık-Icrı yok etmeye yarar.
Bir diş fırçasının ağzın anatomik durumuna uyacak şekil ve büyüklükte seçilmesi, kendisinin de temizlenebilen, hatta dezenfekte edilebilen yapıda olması gereklidir. Fırça başı ne kadar küçük olursa ağız boşluğunu ve dişlerin arkasını, girilmesi güç olan yerlerini o kadar iyi temizler ve dişeti masajını o kadar iyi yapar. Ayrıca dişlerde meydana getireceği aşındırma o kadar az olur. Dişleri yukardan aşağı ve aşağıdan yukarı hareketlerle diş aralıklarına iyice ulaşacak şekilde fırçalamahdır. Arada sırada dişetlerine parmakla masaj yapıp ovmak yararlıdır.
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:45
Dil Yaraları Nedir?
Boğazın tabanına bağlı olarak hareket edebilen, adeleden oiuşmuş bir organdır. En önemli görevleri, çiğnemeye yardımcı olmak, besini yutmak, tad almak ve konuşma fonksiyonunu sağlamaktır. Tad alma kabarcıkları, dilin her iki yanında bulunur. Bunlara papilla da denir. Dilin üzerinde, ağzın bitiştiği yerde ve gırtlakta da bulunurlar. Ince bir zar, dilin alt yüzeyini, ağzın tabanına bağlar. Frenilum da denen bu bağ bazen çok kısa olur ve çocuğun peltek konuşmasına yol acar. Basit bir operasyonla bu durum küçük yaşlarda giderilebilir.
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:13
Boğaz Anjini-Bademcik İltihabı
Bademcik iltihabının nedenlerini tedavi yollarını bu makalede inceleyebilirsiniz.
__________________________
Ağızda yutağın her iki yanındaki badem büyüklüğündeki lenf bezlerine bademcik (tonsil) ve iltihaplanmasına da tonsilit adı verilir.
Bademcikler boğaz çevresinde yer alan ve VValdayer halkası diye isimlendirilen lenfoid savunma halkasının en büyük bezleridir. Bademciklerin üst yüzündeki kapsülde kripta denen girinti ve çıkıntılar vardır ve bu girintiler içinde birçok mikrop barınır. Bademcikler, bazı çocuklarda solunumu güçleştirecek kadar büyük olabilir ve zamanla gerileyip normale dönerler:
Streptokokların sebep olduğu akut tonsilit boğaz ağrısı ve ateş ile başlar. Halk arasında anjin diye bilinen bu hastalıkta bademcikler şiş ve kırmızıdır. Kriptolar içinde cerahat toplanmasına bağlı olarak sarı benekler görülür. Boyundaki lonf bezleri genellikle büyür ve ağrılıdır.
Tedavi antibiotik (penisilin) ve analjezik (aspirin, novalgin v.b.) ile yapılır. Erken tedavi, akut romatizma, endokardit gibi komplrkasyonları önleyeceğinden faydalıdır. Hastalıklı, büyümüş ve nefes almayı güçleştiren bademciklerin ve adenoidlerin cerrahi olarak alınması doğru olur. Bu operasyona tonsilektomi denir.
Kızarmış ve şişmiş olan bademcikler birçok hastalığın habercisidir. Antibiotik tedavisi ile yardım edildiğinde organizma kendisini iyileştirir Sık sık meydana gelen bademcik iltihapları bazen onların ameliyatla alınmalarını gerektirebilir.
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:08
Ağzımızda dolaşan bir bakteri “Akınomikoz”
Ağzımızın içinde bulunan bu bakteri hakkında bilinmesi gerekenler,bilinmeyenler..
__________________________
Normalde ağzımızda bulunabilen ve anae-rob denilen yani havasız yaşayabilen bir mantarın yaptığı hastalığa aktınomikoz adı verilmektedir. Saglik.wordpress.com Hastalık, çenede hafif ağrılı sert bir şişlikle başlar, sonra yumuşayarak bir kaç yerden açılır. Akıntıda, sarı tanecikler içinde mantarın iplik şeklindeki filamanları görülür.Tedavi edilmezse, akciğerlere, karında apandiks’e yayılabilir. Tedavide, damar yoluyla günde 12 milyon penisilin uygulanmaktadır.
Posted by: Dizi Vizyon / Bilgi İşlem on: 21 Ocak 2009 - 15:04
Ağız Yaraları Nedir? /Nasıl tedavi edilir, edilebilir?
Ağzımız vücüdumuzun başlıca korunmaya muhtaç yeri olduğu için özenle bakmamız gerekmekte.. Peki ağız yaralarını nasıl düzeltebilir nasıl öneleyebiliriz..
Ağız mukozasının iltihaplanmasına genel olarak stomatit, dilin iltihaplanmasına ise glossit adı verilir. Ağız içinde bulunan mikroplar ve mantarlar bir denge halindedirler. Bu dengeyi bozan ve enfeksiyon etkeni olan bakteriler, virüsler ve mantarlar ağızda ülser meydana getirebilirler. Ayrıca bazı kan hastalıklarında ve tedavi için kullanılan ilaçlara bağlı olarak da ağızda yaralar görülür. Ağızdaki dişler ve takma dişler de mukozayı tahriş edebilir Ağız içinde en çok görülen yaraların bir çeşidi, ağrılı olduğu için konuşmayı güçleştiren aftöz stomatit ve herpes (uçuk) denilen, bazen tek veya 2-3 tane bulunabilen 3-5 mm. çapında oval veya yuvarlak, kenarları belirgin kabarcıklardır. Bunların etkeni virüs olduğu için tam bir tedavisi yoktur. Antibiotik ve antimikotik (Tetrasik-lin, Misteklin), ayrıca kortizon, B vitamini kompleksi ve C vitamini verilebilir.
Mantarların neden olduğu ağız yaralarına halk dilinde pamukçuk, tıp dilinde moni-liasis veya müge denir. Bu durum, çocuklarda daha çok görülür. Tedavisinde, antimikotik denilen ilaçlar (Nystatin) veya jansiyan moru (violet de gentiane), metilen mavisi (blue de methylen) gibi eriyikler uygulanabilir.Dilde yaralara frengide, tüberkülozda, difteri ve lösemide rastlanır. Ağız yaraları yanı sıra dilin iltihaplanması ve ağrıması demir eksikliğinden ileri gelen kansızlıklarda, şeker hastalığında görülür. Dilde beyaz ve çatlaklı bir kalınlaşma kanser öncesi bir hastalık sayılan lökoplaziyi akla getirebilir. Ayrıca diltn ön kenarlarında sert bir yüzey üzerinde acılan yaralar dil kanserinin başlangıcı olabileceğinden vakit geçirmeden bir doktora başvurmak gerekmektedir.
Son Yorumlar